Dahil Olan Hizmetler:
Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul-Prag-İstanbul uçak biletleri
Havalimanı vergileri ve bilet servis ücretleri
Aristokrat Malikanesinde (5*) toplam 3 gece kahvaltı dâhil konaklama
Şato oteller ve şehir vergileri (turist vergileri)
Özel seyahat sağlık sigortası
Özel iptal & güvence poliçesi (Son Güne Kadar Tur İptal Hakkı)
Yurt dışı çıkış harçları
Yerel mekanda 1 adet öğle yemeği
Yerel mekanda 1 adet akşam yemeği
Bohemya I (Aziz George Ormanları ve Bohemya Aristokrat Malikaneleri)
Bohemya II (Karltejn Şatosu ve Özel İzinle Saklı Kutsal Roma-Germen)
Bohemya III (Beyaz Kale Hluboka)
Bohemya IV (Adım Adım Prag) Bohemya V (Kutna Hora ve Gotik Bohemya)
Bohemya VI (Efsanevi İskelet Kilise Sedlec)
Bohemya VII (Ortaçağın Gizemli Kenti Cesky Krumlov)
Bohemya Gurmesi I (Kral II. Rudolph’un Tarihi Manastır Restoran):
Trüf Soslu Dana Tartar Füme + Izgara Ördek Göğsü + Çikolatalı Fondü + Moravya Şarabı
Bohemya Gurmesi II (Rönesans Yapısında Ortaçağ Tavernası):
Köy Sebzeli Çorbası + Odun Ateşinde Tavuk + Çek Budvar Birası
Programda belirtilen tüm müze ve ören yeri giriş ücretleri
Tüm şehirler arası transferler
Havalimanı-otel-havalimanı transferleri
Matilda Travel profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
Yerel rehberlik hizmeti
Rehber, sürücü ve araç masrafları (Otoyol, park, ulaşım, konaklama, yemek vs.)
Rehber ve sürücü bahşişleri (Gezimizde bahşiş toplanmıyor)
Dahil Olmayan Hizmetler:
Schengen vize ücreti (150 Euro)
Fazla bagaj ücreti, otel ekstraları ve kişisel harcamalar
Programda belirtilmeyen tüm gezi, yeme-içme, müze girişi ve ulaşım hizmetleri
Gezi İçeriği ve Ayrıcalıkları:
Günümüzde Çekya'yı içine alan Bohemya'yı keşfe çıkıyoruz. Elbette bir MATİLDA geleneği olarak gerçek bir Bohemya deneyiminden bahsediyoruz. TÜRKİYE'DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA'DA program boyu BOHEMYA ARİSTOKRAT MALİKANESİNDE KONAKLAMANIN ve sadece Çekya’nın değil Avrupa’nın en lüks şatolarından olan efsanevi yapıda, hayalleri süsleyen gerçek bir Bohemya deneyiminin hazzını yaşıyoruz. 16.yüzyıl Bohem aristokrasisinin içinde geceliyor, günümüze 16.yüzyıl tarihli şatomuzun odalarında uyanıp malikanenin 5 hektarlık özel parkında süzülen faytonların sesi eşliğinde sabah kahvaltılarımızı alıyoruz.
Bohemya’nın Saklı Sırrı: Prag’da Aristokrat Deneyimi
TÜRKİYE’DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA’nın Bohemya programında gerçekleşen aristokrat malikanesi konaklaması için Prag’dan çıkıp Bohemya’nın yeşil kalbine doğru uzanan romantik sürüş gibi sade bir anlamdan çok daha fazlasını vadediyor. Bu bir butik otel veya lüks konaklama değil; nadir bulunan bir aristokrat malikanesinde yaşanan modern bir rüya. Tarihi 17. yüzyıla dayanan şato geçmişte soyluların av kulübesi olarak hizmet vermiş, günümüzde ise zarafeti ve doğayla uyumlu “eco-chic” tasarımıyla beş yıldızlı deneyimi harmanlıyor. Siz değerli gezginlerimizi ise MATİLDA’ya yaraşır bir şekilde sade konforun ötesinde bir dinginliğe ve mimari hikâyeye davet ediyor.
Bu şatoda sadece konaklamakla kalmazsınız; her biri adını ve karakterini farklı ilkelerden alan 24 benzersiz odanın stiline hayranlığınızı gizleyemezsiniz. Zemin kat kıtalararası motiflerle bezeli bir vitrin gibiyken, ikinci kat tarih boyunca önemli isimlere ev sahipliği yapmış salonları yansıtıyor; en üst katlar ise sizi çevreleyen Aziz George Ormanı’nı kuşbakışı sunuyor. Bu detaylar, geçmişin aristokrat zarafetini bugünün konforu ile buluşturan bir hikâye anlatıyor. TÜRKİYE’DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA’da gezginlerimize yaşattığımız “HİKAYELERLE KONAKLA” konseptimizin sıra dışı konseptlerinden biri bu.
Günün ilk ışıklarıyla birlikte, huzurun ritmi burada bambaşka: Yemyeşil ormanın doğal yüzme göletinde hafif bir yüzme, tenis kortunda aktif bir hareket veya güneşin altında croquet oynamak… Doğanın kucağına bırakılmış spa merkezinde bitkisel terapilerle zihninizi ve bedeninizi yenilemek de başka bir ayrıcalık. Sadece doğaya değil, yerel bitkilerden elde edilen butik bakım ürünlerinin özene bezendiği spa alanında “aromaterapi ile dinlenme” Bohemya kırsalının balmumu gibi yumuşak bir hissine dönüşüyor.
Akşam sofraları da malikanenin gastronomik yüzünü gösteriyor. Şato sofrasında alınan her lokma Çek mutfağının zarif dokunuşlarını ve yerel kaynakların tazeliğini taşıyor. Yemek sonrası geniş parkta sakin bir yürüyüş, şatonun tarihi taş duvarlarının gölgesinde zamanın akışını yavaşlatan bir şiir gibi geliyor. Prag’ın taş sokaklarının hareketinden uzaklaşarak buraya geldiğimizde, aristokrat konaklarının yalnızca birer yapı olmadığını, aynı zamanda Bohemya’da bir zaman yolculuğu deneyimi sunduğunu hissediyoruz.

Kralların Kadeh Kaldırdığı Han: Kral II. Rudolf’un Gölgesinde Manastır Gurmesi
Prag’ın taş sokakları akşamüstü kızıllığına bürünürken, Vltava’ya doğru süzülen bir ara sokakta karşımıza çıkan Bohemya'nın saklı hanı, şehrin turistik yüzünün ardındaki gizli mücevherlerden biri. Kapısından içeri adım attığımız an, ahşap kirişlerin kokusu, mum ışığının titrek parıltısı ve duvarlara sinmiş yüzyılların fısıltısı bizi sarıyor. Manastır arşivlerine göre Kral II. Rudolf’un da ağırlandığı bu han, Bohemya’nın melankolik romantizmini tek bir mekânda damıtıyor: ne gösterişli ne de sıradan, tam kararında bir ihtişam.
Manastırın mutfağı, Orta Avrupa’nın ağırbaşlı lezzetlerini modern dokunuşlarla yeniden anlatıyor. Koyu soslu etler, yavaş pişmiş kök sebzeler ve odun ateşinde kızaran ekmekler; masaya gelen her tabak, Bohemya sofrasının cömertliğini hatırlatıyor. Eşlik eden yerel biralar ve baharatlı şaraplar, seyahat edeceğimiz sonbaharda içimizi ısıtan bir hikâye anlatıcısı gibi. Garsonların anlattığı küçük anekdotlar hangi köşede hangi soylunun oturduğu, hangi masada hangi pazarlıkların yapıldığı mekânı yaşayan bir müzeye dönüştürüyor ve mekan bir durak değil, bir sahneye dönüşüyor: sokaktan sızan keman ezgileri, mum alevlerinde çoğalan gölgeler ve taş duvarlara çarpıp geri dönen kahkahalar…
Bohemya'da “gerçek” bir an arıyorsanız, haritada işaretli popüler durakları bir günlüğüne unutun. Elbette yine TÜRKİYE'DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA'DA yaşanacak bu deneyimde zaman yavaşlıyor; siz de yavaşlayın. Bir kadeh kaldıracak ve kulak vereceksiniz: Bohemya’nın kalbi burada, fısıldayarak konuşacak.

Özel İzinle Açılan Tarih: Karlstejn’in Saklı Odaları
Her gezimizi tasarlarken ilk yaptığımız içgüdülerimiz ile yola çıkmaktır. Rotamızı değil aslında kaderimizi değiştirecek yolculukları belirlemek, hikayelerle konaklamak ve önce valizimizi değil bakış açımızı hazırlamaktadır seyahatten önce. Alışılan tatil fikirlerine göre bizler için o tur zaten bitmiştir; başlayacak olan keşiftir. Şimdi Bohemya'da böyle bir keşfe hazır mısınız?
Kapıları zaten genellikle kapalı duran Karlstejn Şatosu’na, “özel izin”le açılan bir keşif ziyaretine girdiğinizi hayal edin. Kalabalık turların uğultusu yok; taş koridorlarda yalnızca adımlarınızın yankısı var. Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’nun en kıymetli emanetlerinin saklandığı bu kalede, duvarlara sinmiş sırlar dedikodulara devam ediyor. Şapellerin altın yansımaları, fresklerde donup kalmış bakışlar ve kilitli kapıların ardındaki gölgeler… Burası bir gezi değil; tarihin nabzını elinizin içinde tutma hissi.
Normalde ziyaretçilere kapalı tutulan saklı geçitler ve özel odalar, Karlštejn’in “görünmeyen” yüzünü açığa çıkarıyor. İmparator IV. Karl’ın en mahrem mekânlarında dolaşırken, Kutsal Roma Germen’in güç sembolleriyle çevreleniyorsunuz: kutsal emanetlerin korunması için tasarlanmış katman katman güvenlik, sessizliğiyle ürperten dar merdivenler, dışarıdan bakıldığında varlığı bile anlaşılmayan odalar… Rehberimizin anlattığı küçük detaylar hangi kapının neden mühürlü kaldığı, hangi freskin neden yarım bırakıldığı kaleyi yaşayan bir sır sandığına dönüştürüyor. Şatonun burçlarından Bohemya tepelerine bakmak, bu deneyimin finali değil, mühürü. Aşağıda vadiye çöken sis, yukarıda taşların soğuk asaleti… Bir anlığına zamanın dışına düşüyorsunuz. Karlstejn’de “özel izin”le yapılan bu keşif, sıradan bir gezi yazısına sığmayan bir his bırakıyor: Tarihe bakmak değil, tarihin sizi süzmesine izin vermek.
16.yüzyıl Bohem aristokrasisinin içinde geceler ve gündüzler.. Prag, Hluboka, Kutna Hora, Sedlec ve Cecky Krumlov.. Çağlar boyu Çekya ve Bohemya.. Unutmayın Bohemya, haritada bir yer değil; bir ruh hâlidir. Gidince dönmek değil, değişmek istersiniz..
TÜRKİYE’DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA’da Mozart’ın Prag günleri ve Mozart’ın ünlü operası Don Giovanni’yi, 1787’de Mozart'ın dünya prömiyerini bizzat yaptığı orijinal sahnede izlemenin tarifsiz keyfi.. Ünlü bestecinin ağırlandığı saraylar, köşkler ve balo salonları.. İhtişamlı yapılardan kulaklara çınlayan Mozart ezgileri.. Kral II. Rudolph’u da ağırlayan 16.yüzyıl manastır restoranda Çekya gurmesi.. Mozart’ın anılarıyla dolu mekanlar ve sanat keşifleri.. Mozart’ın Prag yolculuklarına yeniden seyahat..
Cermen krallığı Prusya’nın efsane üçlüsü: Berlin, Dresden ve Leipzig.. Bir saray, kral ve yel değirmeni öyküsü: Sanssouci ve Büyük Frederik.. Anadolu’nun Avrupa’ya mirası Bergama Müzesi.. Zeus Altarı ve Babil’in İştar Kapısı.. Elbe’nin incisi Dresden.. Zwinger Galerisi ve Rafael’in başyapıtı Sistine Madonna’sı.. Bach’ın şehri Leipzig.. Saksonya krallarının izinde Dresden Kalesi.. Cermen gurmesi.. Atlı alaylar şaheseri Frauenkirche.. Brühl terasından manzaralar.. Berlin, Dresden ve Leipzig tarihi üçgeni: Cermen Trio..
TÜRKİYE’DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA’DA Karpatlar ve Karpatlar'ın efsane kalesi Halič şatosunda konaklama.. Bugüne kadar görülmemiş bir Orta Avrupa deneyimi.. Cicmany ve ak sembollü kütük evler.. Küllerinden doğan Banska Stiavnica.. Doğu Slovakya vadileri ve efsanevi Spis Kalesi.. Ruhlar Şatosu Bojnice.. Orta Avrupa köy üslubunun en karakteristik örneği Vlkolinec.. Bratislava ve zamanda yolculuk.. Slovak gurmesi.. Budapeşte ve Viyana.. Baştan başa Slovakya ve başka bir Orta Avrupa..