Dahil Olan Hizmetler:
Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul-Tokyo-İstanbul uçak biletleri
Havalimanı vergileri ve bilet servis ücretleri
Tüm hızlı tren bileti ücretleri
Tarihi Budist Tapınağı (Ryokan) ve 4* otellerde 7 gece kahvaltı dahil konaklama
Otel ve şehir vergileri (turist vergileri)
Özel seyahat sağlık sigortası
Yurt dışı çıkış harçları
Yerel restoranlarda alınacak 2 adet gurme öğle yemeği
Gurme Öğle Yemeği I: Sumolarla Yemek (Chanko Nabe Yahnisi)
Gurme Öğle Yemeği II: Gurme Başkent Osaka (Robatayaki Deneyimi)
Yerel restoranlarda alınacak 3 adet gurme akşam yemeği
Gurme Akşam Yemeği I: Tsukuji Balık Pazarı (Okyanus Lezzetleri)
Gurme Akşam Yemeği II: Budist Tapınağı (Yamanaşi Tapınak Sofrası)
Gurme Akşam Yemeği III: Taş Üstünde Pişirilen Wagyu Bifteği
Geleneksel Japonya I (Yamanaşi Budist Tapınağı Konaklaması ve Samuray Vadisi)
Geleneksel Japonya II (Kuonji’de Şafak Ayini)
Geleneksel Japonya III (Kyoto’da Kimono Merasimi - Kimono Giyme ve Gezme)
Geleneksel Japonya IV (Kimonolarla Geyşa Çay Evi Ziyareti ve Çay Seremonisi)
Geleneksel Japonya V (Trans Fuji Dağı - En Doğudan En Batıya)
Geleneksel Japonya VI (Narusawa Buz Mağarası ve Motosu Gölü)
Geleneksel Japonya VII (Miyajima Adası ve Itsukuşima Tapınağı)
Geleneksel Japonya VIII (Miyajima Adasında İstiridye ve Sake Tadım Gezisi)
Geleneksel Japonya IX (Aokigahara İntihar Ormanı Yürüyüşü)
Geleneksel Japonya X (Ryoan-ji Tapınağı ve Zen Bahçeleri - 15 Kayaların Sırrı)
Geleneksel Japonya XI (Kawagoe Köyü ve Edo Dönemi Japonya’sı)
Geleneksel Japonya XII (Geleneksel Tekneler ile Shingshi Nehri)
Geleneksel Japonya XII (Arashiyama Bambu Ormanları Yürüyüşü)
Geleneksel Japonya XIV (Fushimi Inari ve Bir Geyşa’nın Anıları)
Geleneksel Japonya XV (Sumoların İzinde Ryogoku)
Geleneksel Japonya XVI (Sengakuji ve Ronin Efsanesi)
Geleneksel Japonya XVII (Tokyo ve Hükümet Binasında Gece Projeksiyonu)
Geleneksel Japonya XVIII (Fushimi Inari’den Arashiyama’ya Kyoto)
Geleneksel Japonya XIX (Küllerden Doğan Umut Hiroşima)
Geleneksel Japonya XX (Antik Nara Tarihi Anıtları ve Geyik Parkı)
Geleneksel Japonya XXI (Osaka ve Japonya’nın Renkleri)
Şehirler arası transferler
Havalimanı-otel-havalimanı transferleri
Programda belirtilen tüm müze ve ören yeri giriş ücretleri
Matilda Travel profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
Yerel rehberlik hizmeti
Rehber, sürücü ve araç masrafları (Otoyol, park, ulaşım, konaklama, yemek vs.)
Rehber ve sürücü bahşişleri (Gezimizde bahşiş toplanmıyor)
Dahil Olmayan Hizmetler:
Fazla bagaj ücreti, otel ekstraları ve kişisel harcamalar
Programda belirtilmeyen tüm gezi, yeme-içme, müze girişi ve ulaşım hizmetleri
MATİLDA ile Keşfet:
"Yıllar önceydi. “Sakura Zamanı Geleneksel Japonya” gezisinin “Tapınak Konaklaması” için yollardaydık. Öyle ya her şey “Matilda Gezginlerine Özel” ve bir hikayeye sahip olmalıydı. Türkiye’den İlk kez yaşanacak deneyimler hem gezginlerimizle buluşmalı hem de Türkiye dış turizmine kazandırılmalıydı. “Samuray Vadisi” olarak da bilinen Yamanaşi’nin sisli dağ yollarında ilerlerken, sabahın ilk ışıkları ince bir tül gibi seriliyordu karşımıza. Yosunun ve yaban çiçeklerinin karışık kokusu, sanki zamanı yavaşlatıyordu. Yolun her yanındaki kiraz ağaçlarının (sakura) soluk pembesi, doğanın en parlak hali gibi görünüyordu. Tahta köprüleri geçip, küçük dereleri aştıktan sonra duymuştuk uzaklardan gelen çanın sesini. O an, ardımızda kalmıştı dünyanın gürültüsü..
Şimdi yeniden hazırlanıyor bu deneyim sizler için. Konaklayacağımız Budist manastırı sade bir zarafetle yükseliyor. Çatısındaki kiremitler sabah çiyleriyle parlıyor, avluda birkaç keşiş, sabırla süpürdükleri taş yolda adeta meditasyon yaparcasına ilerliyor. Dalların arasından süzülen pembe ışık, taş fenerlerin üzerine, ardından tapınağın eski merdivenlerine konuyor. Ayakkabılarımızı çıkarıp gireceğiz içeri. Ahşap zemin, çıplak ayaklarımızın altında yüzyılların sessizliğini bırakacak. Hafif tatlı, biraz acı tütsüleri soluyacak ve Ryokan odalarımıza yerleşmeden tapınağın rahibiyle selamlaşacağız başımızı eğerek. Gülümsemesinde sakura kadar dingin teslimiyeti keşfedeceğiz.
Bizler Sakura Zamanı Japonya’yı görmeye değil onun gerçek bir parçası olmaya giden kaşifleriz. Eski bir samuray tapınağında konaklayan, keşişlerle şafak ayinlerine katılan, Suma mahallesinde sofralara oturup, taş üstünde pişirilen Wagyu’nun ya da tahta kürekten çıkan Robatayaki’nin tadını çıkaran, zarif kimonoları giyip Kyoto sokaklarını adımlayan, Trans-Fuji rotasıyla Fuji’nin ardına geçip Aokigahara’nın ağaçlar denizinde (Sonsuzluk Yolu) adımlayan ve Sakura’yı bir yerel gibi Kawagoe köyünün sandallarında karşılayan..
“Tüm Japonya yeni bir icat gibi. Böyle bir ülke ve böyle insanlar başka yok. Her şey sanki eşsiz bir sanat tutkusu.." diyor ünlü yazar Oscar Wilde. Biliyoruz.. Bizler de “Seyahat Sanattır” diyoruz. Şimdi sanat tadında bu eşsiz keşfe yeniden sizleri davet etmekten mutluluk duyuyoruz.
Turist Değil, Keşiş Gibi: Japon Tapınak Konaklaması Deneyimi
Japonya’da seyahat, çoğu zaman bir zaman makinesine binmek gibidir. Modern trenlerin sessiz hızından bir anda yüzyıllar öncesinin ritmine geçeriz. Bu geçişi en etkileyici şekilde yaşayabileceğiniz yerlerden biri, geleneksel mimariyle modern konforu buluşturan tapınak konaklamasıdır. Bir zamanlar bir Budist tapınağına bağlı konuk evi olan bu mekân, bugün Japonya’nın ruhunu yakından hissetmek isteyen bizlere kapılarını açıyor.
TÜRKİYE’DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA’da yaşayabileceğiniz JAPON TAPINAK KONAKLAMASI DENEYİMİ, otelde kalmaktan çok bir ritüelin parçası olmak gibi. Tatami kaplı odalarda yalın bir estetik hâkim; pencerelerden süzülen yumuşak ışık, taş bahçelerin ve küçük bambu korularının huzurlu görüntüsüyle birleşiyor. Sabahları tapınak çanlarının sesiyle uyanmak ve günün ilk çayını geleneksel seramik fincanlarda içmek, Japon kültürünün dinginliğini iliklerinize kadar hissettiriyor.
Konaklamanın en unutulmaz anlarından biri ise tapınağın rahibiyle yapılan kısa sohbetlerimiz oluyor. Günün erken saatlerinde, küçük ahşap avluda karşılaştığımız rahip, sade bir tebessümle bizlere tapınağın tarihini ve Budist yaşam felsefesini anlatıyor. Sessizliğin ve farkındalığın öneminden söz ederken, Japonya’da yüzyıllardır süren ruhani geleneğin aslında günlük hayatın içinde nasıl yaşadığını da hissettiriyor.
Konuklara sunulan akşam yemekleri de bu deneyimin önemli bir parçası. Tapınak mutfağından esinlenen ve çoğu zaman mevsimsel sebzelerle hazırlanan yemekler, küçük ama zarif tabaklarda servis ediliyor. Her lokma, Japon mutfağının sadeliğini ve doğaya duyduğu saygıyı yansıtıyor; sofrada neredeyse meditasyon hissi yaratan bir sakinlik hâkim.
Akşam saatlerinde otelin bahçesi bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Fenerlerin loş ışığı taş yolları aydınlatırken, bahçedeki küçük göletin üzerinde yansıyan ay ışığı mekâna şiirsel bir hava katıyor. Birçok misafir bu saatleri bahçede yürüyüş yaparak ya da odalarında sessizce çay içerek geçiriyor; Tapınağın büyüsü tam da bu sade anlarda ortaya çıkıyor.
Bu mistik atmosferden önce varacağımız Yamanaşi vadisi ise Japonya’nın tarih sahnelerinden biri. Fuji Dağı’nın eteklerinde uzanan bu geniş vadi, bir zamanlar samurayların eğitim yaptığı ve feodal beylerin güç mücadelesine sahne olan topraklar olarak biliniyor. Bugün ise üzüm bağları, meyve bahçeleri ve sakin kasabalarıyla bambaşka bir huzur sunuyor.
Vadi boyunca ilerlerken geçmişle bugün iç içe geçiyor. Ahşap köprüler, eski kalelerin kalıntıları ve küçük Şinto tapınakları, samuray döneminin izlerini hâlâ taşıyor. Yerel rehberler, savaşçıların disiplinini ve onur kodunu anlatırken, rüzgârın vadide taşıdığı hikâyeler adeta kulaklarınıza fısıldıyor.
Yamanaşi aynı zamanda Japonya’nın şarap başkenti olarak da anılıyor. Özellikle Koshu üzümünden yapılan hafif ve aromatik beyaz şaraplar, vadinin serin iklimi sayesinde kendine özgü bir karakter kazanıyor. Gün batımında Fuji Dağı’nın silueti önünde bir kadeh yerel şarap içmek, bu coğrafyanın zarif ruhunu anlamanın en keyifli yollarından biri. Tapınağın taş bahçelerinde akşam sessizliği çökerken, uzaktan gelen diğer tapınakların davulları geçmişle bugünü birbirine bağlıyor ve Japonya’nın bu köşesinde, SADECE MATİLDA GEZGİNLERİ için tarih yalnızca anlatılan bir hikâye değil; her adımda hissedilen yaşayan bir atmosfere dönüşüyor.
Şöyle hayal edin; yemyeşil bir vadinin ortasında ahşaptan tarihi bir mabet.. Gerçek bir Budist tapınağı.. Ve geceyi nice keşişi ağırlamış tapınağın ryokan odalarında geçirmek.. Rahiplerin hikayeleriyle konaklamak..
MATİLDA TRAVEL'IN uzun süren etütleri ve çabalarıyla TÜRKİYE'DEN İLK KEZ gezginlere sunulan bu deneyim, Türkiye dış turizmine kazandırdığımız yeni pek çok ayrıcalıklar arasında da öne çıkmaya devam ediyor.

Kuon-Ji'de Şafak Ayini:
Ve yine şöyle devam edin: Günümüze budist tapınağında uyanarak başlıyoruz. Kuonji Tapınağı’nda yerel halkın, hacıların ve tapınakta okuyan keşişlerin yer aldığı şafak ayinine katılacağız. Konakladığımız Budist tapınağının görevlilerinden Hayashi-san, bizleri güneş doğmadan önce tapınağa götürecek ve 1624’te yapılan devasa bronz çanın çınlamasına tanıklık edeceğiz. Keşişin kendine has bir metot ve halat ile çalacağı çan, Yamanaşi dağlarında yankılanıp dalgalanarak inananları duaya çağıracak.

Kyoto'da Kimono Giyme ve Bir Geyşanın Anıları:
Kyoto'nun tarihi dükkanlarında her yeni gün, yeni bir tatlı telaşa karışıyor. Gerek Koyo zamanının kızıllığında gerekse Sakura'nın pembe ve beyaz tonlarında tüm güzelliklerini cömertçe sunan Kyoto'da dükkanlar, el yapımı ve ipekten yapılan kimono modellerini tezgahlara seriyor. Uzun, geniş kollu ve gevşek bir şekilde sarkan bir cübbe tarzında zarif desenleri ve canlı renkleriyle dikkat çeken bu geleneksel giysiler, sadece özel etkinlikler ve geleneksel kutlamalar için aylar öncesinden sipariş vermiş sahiplerini bekliyor. Bizler de hem Koyo hem de Sakura zamanı geleneksel Kyoto dükkanlarının kapılarını sizler için aralıyoruz. Aylar öncesinden vereceğimiz özel siparişle kiralayacağımız kimonoları yardımcılar eşliğinde giyiyor ve Kyoto sokaklarını kimonolarımız ile adımlayarak Koyo veya Sakura renklerinin gerçek bir parçası oluyoruz. Yine kimonolarımız ile Japon kültüründe hala önemli bir yer tutan ve pek çok gizemli hikayelere sahip geyşaların izini sürmek üzere Gion semtine varacağız. Kadın gezginlerimizin takunya seslerine Geyşaların takunya sesleri eşlik edebilir. Kimonolarımız ile tipik bir Geyşa çay evine konuk olacak ve geleneksel çay seremonisine katılacağız.

YİNE TÜRKİYE'DEN İLK KEZ: Robatayaki, Wagyu ve Sumolarla Yahni
TÜRKİYE'DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA ile Japonya'da gurme keşifler de sizleri bekliyor. Gurme keşifler diyoruz çünkü bir restoran menülerinden değil tarih boyu süregelen geleneklerin izinde özel hikayelere ve arşivlere sahip gerçek bir gastronomik yolculuktan bahsediyoruz. Yolculuğumuz Japonya’nın gurme başkenti Osaka’da başlıyor. İlk deneyimimiz Robatayaki olacak. Japon balıkçılar tarafından denizde geçirdikleri uzun günlerde yemek hazırlamak için icat edilen Robata, gün ışığında kömürlerin hazırlanıp teknede yemek pişirebilecek şekilde tasarlanmış. Japon robatayaki restoranlarında genellikle uzun tahta bir kürek üzerinde tezgahta servisi yapılan Robatayaki deneyimi balıkçıların kürekle kullandıkları eski dönemi hatırlatıyor. Japon şeflerin adeta bir sanat formu şeklinde geliştirdikleri ancak geleneksel usullerden de kopmayarak beyaz dumansız kömür olan binchotan'ı hazırlamaları başlı başına gastronomik bir beceri olarak görülüyor. Bu deneyimli ve eğitimli şeflerin elinden robatayaki ızgarasında pişecek etlerin (robatayaki tavuğu veya balık) tadını çıkarıyoruz.
17.yüzyıla uzanan Edo dönemi Japonya’sının zevk mahallesine konuk oluyor ve Sumo güreşçilerinin gözdesi chanko nabe yahnisinin tadına bakıyoruz. Dünyanın en büyük balık pazarlarından meşhur Tsukiji Balık Pazarı’na varıp tarihi yerde okyanus ürünlerinden sofralarımızı süsleyecek taptaze balıklardan keyifli bir akşam yemeği alıyoruz.
Japonya yolculuğumuzun son gecesinde ise yine sıra dışı gurme deneyimi sofralarımızı süslüyor. Bu sıra dışı gurme deneyimde bu kez tipik bir Wagyu restoranına konuk oluyor ve taş üstünde pişirilen Wagyu bifteğinin keyfini sürüyoruz.

Fuji'yi Görmek Değil Yaşamak: Narusawa ve Aokigahara
Unutulmayacak bir keşif yolculuğunun izini sürmek üzere bu kez Trans-Fuji rotası için yola koyuluyoruz. Gezimizde karla kaplı heybetli zirvesiyle gezginlerini büyüleyen destansı Fuji dağının en çarpıcı manzaralarını Yoshida tepesinden izliyor ardından Fuji’nin kuzey tepelerini aşarak gizemli doğa harikası Narusawa buz mağarasını gezip tüyler ürperten intihar ormanı Aokigahara’nın ağaçlar denizinde (Sonsuzluk Yolu) adımlıyoruz.

Sakura Zamanı Kawagoe Köyü ve Teknelerle Shingashi Nehri:
Türkiye'den "Sakura" adı altında düzenlenen neredeyse tüm geziler, Japonya'da "Sakura rotalarına" odaklanmaktan ziyade bu dönemde klasik güzergahları gezip görmeye odaklanıyor. Halbuki ki Sakura, tabiatı itibariyle Japonya'da kendine has özgün bir rotaya sahip. Bu rotanın en doğal ve en geleneksel rotalarından biri de elbette Kawagoe. Bu zamana kadar hiç bir programda yer almayan bu masal Japon kasabasını elbette yine TÜRKİYE'DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA ile gelin yeni misafirlerimiz için biraz daha yakından tanıyalım:
Kawagoe, bahar aylarında sakura mevsimiyle birlikte adeta bir zaman kapsülüne dönüşür. Edo döneminin izlerini taşıyan ve “Küçük Edo” olarak bilinen bu tarihi kasaba, kiraz çiçeklerinin açmasıyla romantik ve nostaljik bir atmosfere bürünür. Dar sokakların iki yanında uzanan geleneksel depo tarzı kura binaları, pembe beyaz sakura dallarıyla çevrelendiğinde, bizlere Japonya’nın geçmişine doğru şiirsel bir yolculuk sunar.
Sakura zamanı Kawagoe’de yürümek başlı başına bir deneyim. Toki no Kane (Zaman Çanı) çevresinde dolaşırken rüzgârla savrulan kiraz çiçekleri, taş sokakların üzerine pembe bir halı serer. Küçük tatlı dükkânlarından yükselen karamelize tatlı patates kokusu ve geleneksel wagashi vitrinleri, baharın taze havasıyla birleşerek bizlere hem görsel hem de duyusal bir şölen yaşatır.
Kasabanın en büyüleyici deneyimlerinden biri ise Shingashi Nehri’nde yapılan tekne gezimizdir. Nehir boyunca uzanan yüzlerce sakura ağacı, suyun üzerinde adeta bir çiçek tüneli oluşturur. Küçük ahşap teknelerle yapacağımız bu sakin yolculuk sırasında, dallardan düşen narin kiraz yaprakları suya karışır ve nehir pembe bir akıntıya dönüşür. Tekne gezisi özellikle gün batımına yakın saatlerde büyüleyici bir manzara sunar. Altın rengi güneş ışıkları sakura dallarının arasından süzülürken, su yüzeyinde yansıyan pembe tonlar fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler yaratır. Kürek sesleri ve hafif esen bahar rüzgârı, bu anı neredeyse meditatif bir deneyime dönüştürür.
Kawagoe’de sakura mevsimi yalnızca bir doğa olayı değil, aynı zamanda yavaşlamayı ve anın güzelliğini fark etmeyi hatırlatan bir ritüeldir. Shingashi Nehri’nde yapılan kısa bir tekne yolculuğu ve çiçeklerle çevrili sokaklarda geçirilen birkaç saatimiz, Japonya’nın estetik anlayışını ve baharın zarafetini en saf haliyle hissettiren unutulmaz bir geziye dönüşür.

Huzurlu Ejderha'nın Tapınağı Ryoan-Ji ve Sırlı Zen Bahçeleri:
"Huzurlu Ejderha’nın Tapınağı” Ryoan-ji’nin kapılarını aralıyor ve gizemli Zen Bahçeleri ile buluşuyoruz. Zen Budizmine adanmış tapınakta Ryoanji’nin ünlü kaya bahçesine geliyor ve 15 kaya efsanesinin sır perdelerini aralıyoruz. Bu efsanevi 15 kaya yosun parçalarının üzerine küçük gruplar halinde dizilmiş. Zen bahçelerinin sırlarla dolu tasarımının ilginç bir özelliği olarak herhangi bir bakış açısından kayalardan en az birinin her zaman izleyiciden gizleniyor olması. Bu sırrı Zen meditasyonu ile çözmenin mümkün olduğunu biliyor ve bizler de deniyoruz.

Küllerden Doğan Umut: Hiroşima ve Sessiz Cennet Miyajima
Hızlı kurşun trenle varacağımız tarihi kentte nükleer patlama alanı ve Hiroşima kalesini geziyor ardından feribotlar ile Miyajima adasına yol alarak gelgite bağlı olarak su üstünde yüzüyormuş gibi görünen ikonik Itsukuşima Tapınağını görüyoruz. Miyajima enfes istiridye dükkanlarına ev sahipliği yapması ile ünlü. Bizler de “Miyajima’da Lezzet Yolculuğu”na çıkıyor ve meşhur istiridyelerin tadına Japonların pirinç ve tahıl tozundan yapılan ulusal içkisi “Sake” eşliğinde bakıyoruz. Sonrasında Shukkeien’e varacak ve Koyo veya Sakura zamanı cennet bahçelerini gezeceğiz.

Eskiyle Yeninin Arasında: Gece Gündüz Tokyo
Başkent Tokyo’daki turumuz geleneksel atmosferini hala koruyan Asakusa ve kentin en eski mabetlerinden Sensoji tapınağı gezileri ile başlıyor. Ardından Japonya’nın ünlü sumo güreşçilerinin izini sürmek üzere Ryogoku’ya varıyoruz. Geleneksel semtte sumocuların idman ve güreşlerini izliyor (müsaitliğe vedeğişken idman saatlerine bağlı olarak bağlı olarak) ve her köşesi sumo motifleriyle süslü sokakları adımlıyoruz. Sonrasında ünlü filmlere ve romanlara konu olan Ronin efsanesinin geçtiği Sengaku-ji tapınağını ziyaret ediyoruz. Japonya’nın ikonik yapılarından Tokyo Hükümet Binası’nda Guinness Dünya Rekorları tarafından dünyada türünün en büyük kalıcı sergisi olarak onaylanan gece projeksiyon gösterisi de siz değerli gezginlerimizi bekliyor.

TÜRKİYE’DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA’DA Budist tapınağında konaklama ve bilge rahiplerle iki gün.. Göknarlar arasında inziva, törenler, ayinler ve felsefe.. Üç Mücevher mabetleri.. Gaya’nın eteklerinde Haeinsa ve Kore Tripataka kutsal yazıtları.. Anaerkil bir ada Jeju ve suyun altındaki miras: Haenyeolar’ın dört asırlık direnişi.. Okyanus kıyısında Busan.. Çatısız Müze Gyeongju ve Bulguksa tapınakları.. Yangban (Kore aristokrasisi) köyü Yangdong.. Hwaseong Kalesi.. Sakin sabahlar ülkesi Kore..
TÜRKİYE’DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA’da Tibet ve Batı Çin’i bir araya getiren kült bir keşif.. Dünya’nın en yüksek tapınakları ve en eski manastırları.. Kırmızı cüppeli keşişler, törenler ve ayinler.. Dalay Lama’nın izinde Potala ve Norbulingka.. Tibet’li Budistler ile Barkhor Çemberi.. Yabani Güller Mabedi: Sera.. Yaşayan Orta Çağ krallığı Shigatse.. Everest’te gün batımı ve gün doğumu.. Çin pandalarıyla buluşma.. Dünya’nın en büyük Buda heykeli Leshan anıtı.. Yasaklı ülkenin kapılarını aralayan efsane bir deneyim..
TÜRKİYE’DEN İLK KEZ ve SADECE MATİLDA’DA Çin’in son imparatorluk ailesinin avlulu kang odalarında konaklama ve pandantif kapılar ardındaki antik mobilyalar arasında kendimizi Çin hanedanlığında hissedeceğimiz bir deneyim.. Zamanın durduğu kent Pingyao.. Kuzey Dağı ve Hengshan Manastırı.. Esrarengiz Yungang mağaraları.. Ölümsüz taş ordu Terracota Heykelleri.. Su kasabaları, hutong mahalleler, çay seremonileri, gurmeler ve masal bahçeler.. Taoizm ve Konfüçyüsçülük.. Çin Seddi’nden Şangay’a gizemli Çin..