Dahil Olan Hizmetler:
Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul-Iğdır / Van-İstanbul uçak biletleri
Havalimanı vergileri ve bilet servis ücretleri
4* otelde 3 gece kahvaltı dahil konaklama
Otel vergileri (Turist vergileri)
Yurt içi seyahat sağlık sigortası
Guinness Dünya Rekoru sahibi mekânda alınacak 1 adet Van kahvaltısı
Yerel ve tarihi mekanlarda alınacak 2 adet öğle yemeği (Yöresel Doğu Anadolu Mutfağı)
Yerel mekanlarda alınacak 3 adet akşam yemeği (Yöresel Doğu Anadolu Mutfağı)
Özel Tekne ile Van Gölü Güney Koyları Gezisi
Doğu Masalı I (Ağrı Dağı’nın Etekleri ve Nuh’un Gemisinin İzi)
Doğu Masalı II (Ahmedi Hani’den Urartu Kalesine Eski Doğubayazıt)
Doğu Masalı III (Çağının Mucizesi İshak Paşa Sarayı)
Doğu Masalı IV (Bendimahi Çayının Gür Sesi Muradiye Şelalesi)
Doğu Masalı V (Yeşil ve Mavi Gözlü Van Kedileri Villası)
Doğu Masalı VI (Urartuların Başkenti Antik Tuşpa ve Eski Van)
Doğu Masalı VII (Çavuştepe ve Çivi Yazılı Kitabeleri)
Doğu Masalı VIII (Sarp Kayalar Üzerinde Hoşap Kalesi)
Doğu Masalı IX (Aziz Bartholomeus Kilisesi ve Cesur Havarinin Hikayesi)
Doğu Masalı X (Vanadokya’nın Peri Bacaları)
Doğu Masalı XI (Akdamar Adası’ndan Por Mağaralarına Özel Tekne Gezisi)
Doğu Masalı XII (Nemrut Krater Gölü)
Doğu Masalı XIII (Ahlat Açık Hava Müzesi ve Kümbet Mezarları)
Doğu Masalı XIV (Evliya Çelebi’nin İzinde Adilcevaz)
Doğu Masalı XV (İnci Kefalinin Yolculuğu Erciş Deliçay)
Doğu Masalı XVI (Çarpanak Burnu’nda Gün Batımı)
Doğu Masalı XVII (Kervanların Sığınağı El Aman Hanı)
Doğu Masalı XVIII (Adım Adım Bitlis ve Beş Minarenin Öyküsü)
Doğu Masalı XIX (Uzuntaş- Kûç Köyünün 300 Yıllık Taş Evleri)
Ağrı Gurmesi (Yerel Mekânda Yöresel Öğle Yemeği):
Gırar Çorbası + Abdigör Köftesi + Nuh Efsanesiyle Anılan ve C. Tescilli Aşure Tatlısı
Van Gurmesi I (Yerel Mekânda Yöresel Akşam Yemeği):
Urartu Çorbası + Siyabolu Kavurma + Sütlaç
Van Gurmesi II (Guinness Dünya Rekoru Sahibi Mekânda Meşhur Van Kahvaltısı):
UNESCO Dünya Kültür Mirası Adayı Yöresel Van Kahvaltısı
Van Gurmesi III (Ünlü Yerel Mekânda Akşam Yemeği)
Doğaba + Norduz Keledoşu + Hurmalı İncir Tatlısı
Van Gurmesi IV (Yerel Mekânda Akşam Yemeği):
Erişteli Çorba + Tandırda İnci Kefali + Kiremitte Helva
Bitlis Gurmesi (Tarihi Mekânda Öğle Yemeği):
Avşor Çorbası + Kuyuda Pişen Büryan Kebabı
Programda belirtilen tüm turlar, müze, ziyaret ve ören yeri giriş ücretleri
Programda belirtilen tüm transferler ve özel araçla ulaşım hizmetleri
Matilda Travel profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
Tüm rehber masrafları (Ulaşım, konaklama, yeme-içme vs.)
Sürücü ve araç masrafları (Konaklama, yeme-içme vs.)
Rehber ve sürücü bahşişleri (Gezimizde bahşiş toplanmıyor)
Dahil Olmayan Hizmetler:
Otel ekstraları ve kişisel harcamalar
Fazla Bagaj Ücreti
Programda belirtilmeyen tüm gezi, etkinlik, yiyecek-içecek, müze girişi ve ulaşım hizmetleri
Güneşin doğduğu yer demektir Anadolu, doğu demektir. Ama doğunun da bir doğusu vardır ki güneş böylece sonsuza dek takip edilir. Şimdi o en uzak olana, hayat veren güneşin ilk doğduğu yere yol almak zamanıdır. Bu kez bir doğu masalını dinlemek için değil, o masalın bir kahramanı olmak için yola çıkıyoruz.
Ağrı Dağı’nın kül rengi yamaçlarından Van Gölü’nün sodalı sularına uzanan, bir zamanlar gökyüzünü tanrılarla paylaşan Hurri rahiplerinin, demiri savaş sanatına dönüştüren Urartu krallarının ve tufan sonrası dünyanın yeniden başladığına inanılan dağ kavimlerinin ülkesine varıyoruz. Geceleri yıldızların taş surlara değdiği Tuşpa’da, kayalara oyulmuş çivi yazıları hâlâ ölü bir dilde fısıldamayı sürdürürken; Akdamar’ın kırmızı taşları, Hoşap’ın karanlık geçitleri ve Ahlat’ın göğe yükselen mezar anıtları insanda bir kaybolma hissi uyandırıyor. Sanki bu topraklar hiçbir zaman tamamen terk edilmemiş. Çünkü Doğu burada yalnızca bir yön değil; peygamber anlatılarıyla imparatorlukların, unutulmuş inançlarla kadim astronominin birbirine karıştığı, dünyanın ilk büyük medeniyet hafızalarından biri. Ve bu yolculuk boyunca insan, bazen bir Urartu kralının ateş tapınağına bakarken, bazen rüzgârın Van Gölü kıyısındaki eski manastır taşlarına çarpışını dinlerken, tarihin aslında geçmişte kalmadığını, tüm zamanların katman katman ve iç içe aynı anda var olduğunu ürpertici bir açıklıkla fark ediyor.
Ağrı Dağı’nın Eteklerinde ve Nuh’un Gemisinin İzinde:
Musevilerin kutsal kitabı Tevrat’ın Tekvin bölümünde, dünyanın neredeyse bütün medeniyetlerinde anlatılan bir tufan olayından söz edilir. Bu, tüm dünyanın yakından bildiği Nuh tufanı hikayesidir. Ama bu metnin diğerlerinden en önemli farkı, Nuh’a ailesini ve masum canlıları tufandan kurtarması için inşa ettirilen geminin yapım ölçülerine ve ne zaman nereye oturduğu bilgisine kadar detay veriyor olmasıdır... “Ve Allah Nuh’a dedi: Önüme bütün beşerin sonu geldi; çünkü onların sebebiyle yeryüzü zorbalıkla doldu ve işte, ben onları yeryüzü ile beraber yok edeceğim. Kendine gofer ağacından bir gemi yap; gemide odalar yapacaksın ve onu içerden ve dışardan ziftle ziftleyeceksin. Ve onu şöyle yapacaksın: geminin uzunluğu üç yüz arşın, genişliği elli arşın ve yüksekliği otuz arşın olacaktır... Ve Allah yerin üzerinden bir rüzgâr geçirdi ve sular alçaldı ve enginin kaynakları ile göklerin pencereleri kapandılar ve göklerden yağmurun ardı kesildi ve gittikçe sular yerden çekildiler ve yüz elli gün bittikten sonra, sular azaldılar. Ve gemi yedinci ayda, ayın on yedinci gününde, Ararat dağları üzerine oturdu...”
Söz konusu Ararat Dağlarının Urartu (Ararat) Krallığı sınırlarındaki Ağrı Dağı olduğu genel olarak kabul edilir. 1959 yılında Ağrı Dağı’nın güney cephesi yönünde, iki köy arasında gemi biçiminde bir iz keşfedilir. 164 metre uzunluğundaki bu olağan dışı alan, Tevrat’ta anılan ayetlerdeki ölçülere yakınlığı nedeniyle oldukça ilgi uyandırmış ve 1987'de sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Biz de “Nuh’un Gemisinin İzi” olarak işaretlenen bu gizemli jeolojik şekli yerinde keşfediyoruz.

Bir Şark Macerasının Baş Rol Daveti:
Iğdır ovasında başlayan bu yolculuk, insanı sıradan bir coğrafyanın içine değil; tufan anlatılarının, kayıp krallıkların ve taşlara gömülmüş eski dünyanın içine çekiyor. Ağrı Dağı’nın göğe doğru yükselen karanlık silueti ve bir mücevher gibi parlayan takke buzulunun ışıltısı eşliğinde ilerlerken, Doğubayazıt bin yıllık peçesini kaldırıyor ve buraya bir yabancı gibi gelen gezginlere aslında ev sahibi olduklarını hatırlatıyor. 17. yüzyılda yaşamış Kürt mutasavvıf Ahmed-i Hani’nin adımlarını takip ederken, bir tarafta Urartu surlarının hâlâ sınır boylarında unutulmuş bir imparatorluğun nöbetini tuttuğu görülüyor. Ardından ufukta bir serap gibi beliren İshak Paşa Sarayı yükseliyor; İran’ın ince estetik anlayışıyla şekillenen Selçuklu sanatının Osmanlı ihtişamına karıştığı bu doğu sarayının avlularında dolaşırken insan, yalnızca bir mimari eserin içinde değil, eski çağların kozmolojisine açılan sessiz bir koridorda ilerlediğini hissediyor. Bu sırada sarayın duvarları, neden Ağrı Dağı’ndan saklandığını kulağımıza fısıldıyor.
Mezopotamya’dan Kafkasya’ya kadar uzanan kadim bir dünyanın kapısını araladıktan sonra yollar Van’a doğru kıvrılıyor. Muradiye Şelalesi’nin köpüren suları, Çaldıran Ovası’nın sert sessizliği, biri mavi biri kehribar gözlü Van kedilerinin asil bakışları ve ağlayan gelin olarak da bilinen ters lalelerin hülyalı görüntüleri arasında Van şehri cezbedici bir akşamı müjdeliyor.
TÜRKİYE’DEN İLK DEFA ve SADECE MATİLDA’da Van Gölü Ekspresi ile Fırat Nehri şehirleri.. Tarihe akan nehrin kadim kentleri.. Saklı vadi Kemaliye.. Zamanın durduğu antik kent Harput.. Tanrıların dağı Nemrut ve gizemini koruyan anıtsal heykeller.. Sırlarla dolu krallığın nefes kesen manzarası: Nemrut Dağı’nda gün batımı.. Malatya serdarlığı ve Battalgazi’de tarihe yolculuk.. Keban Gölü.. Fırat’a arkeolojik bakış: Arslantepe Höyüğü.. Fırat kıvrımı boyunca destansı bir rota ve binlerce yıllık bir kültürün silinmeyen izleri..
Belgesel görüntülerinden kendi fotoğraf karelerimize yansıyacak gerçek üstü bir serüven.. Çıplak gözlerle izleyeceğimiz nefes kesen Türkiye vahşi yaşamı.. Özel safari araçlarıyla Sarıkamış ormanlarında boz ayı gözlemi.. Yaban hayatının izlerinde doğa yürüyüşleri.. Profesyonel vahşi yaşam rehberi ile foto-kapan safarileri ve heyecan dolu bekleyişler.. Yaban tilkilerinden çakallara, kartallardan şahinlere yırtıcı türler.. Vadilerde sessiz adımlar gece saatlerinde keşifler.. Her köşesi sürprizlerle dolu vahşi bir yolculuk..
Zamanın başladığı yer Mezopotamya ve medeniyetlerin doğduğu topraklarda yolculuk.. Yezidiler’in İzinde Kivah/Mağaraköy ve bilinmeyen Şırnak.. Tarihin akışını değiştiren tapınak Göbeklitepe.. Midyat evlerinde Süryani şarapları.. Bir tarafta ezan diğer tarafta çan.. Fasıl, Sıra Gecesi ve Reyhani.. Mezopotamya gastronomisi.. Zerzevan’da Mitras gizemi ve Diyarbakır.. Hevsel Bahçeleri.. Dara harabeleri ve gün batımında Suriye sınırı.. Adım adım kadim Urfa.. Harran’dan Mardin’e Mezopotomya Yolu ve toprağın hafızasında yürümek..